Altın ve gümüşü taksitle almak caiz mi sorusu günümüz piyasasında tekrar gündeme gelmiştir. Altın ve gümüş, İslam hukukunda yalnızca birer ticari araç değildir. Altın ve gümüş para hükmünde kabul edilen ribevî mallardır. Bu özellikleri sebebiyle, altın ve gümüşle yapılan alışverişler (sarf akdi) diğer satış akitlerinden farklıdır. İslam hukukuna göre daha sıkı kurallara tabidir. Günümüzde özellikle taksitli satışlar, kredi kartları ve banka kartları üzerinden yapılan işlemler bu alanda ciddi fıkhî tartışmaları beraberinde getirmektedir. Bu içeriğimizde sarf akdinin temel ilkeleri, taksit ve vade meselesi, banka kartlarıyla yapılan işlemler ve modern uygulamalara dair şüpheli noktaları ele aldık.
- 1. Altın Ve Gümüşü Taksitle Almak Konusuyla İlgili Bilinmesi Gerekenler
- 2. Sarf Akdi Nedir?
- 3. Altın ve Gümüş Satışında Anında Ödeme Şartı
- 4. Taksit ve Vade Meselesi Hakkında Bilgiler
- 5. Banka Kartları ve Modern Ödeme Araçları
- 5.1. Tek Çekimle Yapılan İşlemler
- 5.2. Kredi Kartı ve Bankanın Devreye Girmesi
- 5.3. Hesaptaki Para Nakit Yerine Geçer mi?
- 5.3.1. Bankayı Akde Taraf Yapmanın Sakıncaları Nelerdir ?
Altın Ve Gümüşü Taksitle Almak Konusuyla İlgili Bilinmesi Gerekenler
Altın ve gümüşü taksitle almak İslam fıkıh anlayışında sakıncalı görülmektedir. Bunun temel nedeni, bu tür kıymetli madenlerin sarf akdi kapsamında değerlendirilmesidir. Sarf akdi ve konu hakkında bilinmesi gerekenleri aşağıdaki başlıklarda açıkladık. Sözün özü İslam hukukunda altın ve gümüşün taksitle satın alınması taraflardan birinde borç doğurduğu için caiz sayılmamaktadır.
Sarf Akdi Nedir?
Sarf akdi; altın, gümüş veya bunların para hükmündeki karşılıklarının kendi aralarında ya da başka bir para birimiyle değişimini konu alan satış akdi olarak açıklanabilir. Bu akdin en temel şartı, bedellerin aynı mecliste ve peşin olarak karşılıklı teslim edilmesidir. Yani hem satılan altın veya gümüş hem de onun bedeli, akdin kurulduğu anda tarafların tasarrufuna geçmiş olmalıdır. Bu açıklama İslam hukukunda altın ve gümüşü taksitle almanın doğru olmadığına işaret eder. İslam hukukçuları bu konuda ittifak halindedir. Zira sarf akdinde gecikme öteki adıyla tehir, taraflardan birine borç yüklemek anlamına gelmektedir. Altın ve gümüşü taksitle almak ticarette elde edilen haksız, sömürücü kazanç şüphesini doğurur.
Altın ve Gümüş Satışında Anında Ödeme Şartı
Sarf akdinde aynı mecliste teslim ilkesi, sadece fiziksel olarak aynı ortamda bulunmayı kastetmez. Hukuken ve fiilen tasarruf imkanının sağlanmasını ifade eder. Teslim alınan bedel üzerinde, başka bir kişi ya da kuruma ihtiyaç duymadan ve ek bir işlem yapmaksızın tek başına tasarruf edilebilmesi, teslimin gerçekten gerçekleştiğinin en önemli göstergesidir. Bu nedenle;
- Paranın daha sonra gönderilmesi,
- Bir başkasına havale edilmesi,
- Akşam kardeşime söylerim o öder gibi ifadelerle ödemenin ertelenmesi peşin ödeme sayılmaz ve sarf akdini geçersiz kılar.
Taksit ve Vade Meselesi Hakkında Bilgiler
Altın ve gümüşün taksitle satılması, vade farkı konulsun veya konulmasın, caiz değildir. Bu hükümde İslam hukukçuları arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Çünkü taksit, bedelin bir kısmının veya tamamının geleceğe ertelenmesi anlamına gelir. Bu ise paranın para ile değişimi anlayışına tamamen aykırıdır. Bu bilgilerden çıkarılması gereken sonuç şudur Taksitli altın satışı, vadeli satış, senetle veya borçlandırarak satış meşru kabul edilmez.
Banka Kartları ve Modern Ödeme Araçları
Günümüzde banka kartları ve kredi kartları, alışverişlerde sıklıkla kullanılmaktadır. Bu durum zamanla sarf akdine de sirayet etmiştir. Bazı kuyumcular banka kartıyla altın ve gümüş alımı yapmaktadır. Burada temel soru şu olmalıdır. Kartla yapılan ödeme, nakit ödeme hükmünde midir? Altın ve gümüş alımı için bunu aşağıdaki başlıklarda açıklamaya çalıştık
Tek Çekimle Yapılan İşlemler
Bazı İslam hukukçuları, banka kartının POS cihazına takılmasıyla birlikte bedelin kuyumcunun hesabına anında ve bloke olmaksızın geçtiği durumlarda bunun peşin ödeme sayılabileceğini ifade etmiştir. Ancak bu görüş, bankanın rolü ve hesaba geçen paranın tasarruf kabiliyeti nedeniyle tartışmalıdır. POS cihazı aracılığıyla o an çekilen para hesaba anında yansımayabilir. Bu da tek çekimle yapılan işlemi bile şüpheli duruma düşürecektir. Risk almaya gerek yoktur.
Kredi Kartı ve Bankanın Devreye Girmesi
Kredi kartlarında genellikle banka, bedeli satıcıya belli bir süre sonra öder. Bu durumda banka fiilen akde taraf olmakta ve satıcı, bedel üzerinde anında tasarruf edememektedir. Bankanın parayı karttan çektikten sonra sana 30–40 gün sonra ödeyeceğim dediği bir sistemde, ivazın aynı mecliste teslim edildiğini söylemek güçtür. Zaman farkı olacağı için bu da islam hukukuna ters düşen bir durumdur. Bu sebeple, kredi kartıyla yapılan altın ve gümüş alışverişlerinde ciddi fıkhî sakıncalar bulunmaktadır.

Hesaptaki Para Nakit Yerine Geçer mi?
Banka hesabına yatan paranın, her durumda nakit paranın yerini tuttuğunu iddia etmek mümkün değildir. Çünkü bu para üzerinde, rehin bırakma, elden sadaka verme, anında ve sınırsız tasarruf her zaman mümkün olmayabilir. Ayrıca bazı durumlarda bankanın koyduğu bloke, limit veya işlem kısıtları devreye girebilir. Bu da hesaptaki paranın nakit yerine geçemeyeceğini kanıtlar. Satım esnasında alıcı herhangi bir engelle karşılaşmamalıdır. Sarf akdinde esas olan, tarafların birbirlerine karşı hiçbir borcunun kalmamasıdır. Ek bir işleme, kişiye veya kuruluşa ihtiyaç duyulması, alışverişi şüpheli hale getirir.
Bankayı Akde Taraf Yapmanın Sakıncaları Nelerdir ?
Altın ve gümüşü taksitle satın almak araya bankayı aracı koymak olduğu için sakıncalı görüşmüştür. Bu içerikte anlaşılacağı üzere özellikle sarf akdinde bankayı taraf kılmak sıkıntılıdır. Banka, ödemeyi geciktirebilir. Bedel üzerinde tasarrufu sınırlayabilir. Faizli sistemin bir parçası olma ihtimali sürecin islam hukukuna tamamen aykırı bir durum olduğunu göstermektedir. Bu durum, sarf akdinin temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Özetlemek gerekirse
- Altın ve gümüş taksitle veya vadeli satılamaz.
- Sarf akdinde karşılıklı bedeller aynı mecliste ve peşin olarak teslim edilmelidir.
- Banka kartlarıyla yapılan işlemler, paranın anında ve sınırsız tasarrufa açık olmasından ötürü tartışmalı bir konudur.
- Kredi kartı ve bankanın ödemeyi ertelediği sistemler caiz değildir.
Mümin, şüpheli olanı daima terk etmelidir. Mümin, güvenli olanı tercih etmekle mükelleftir. Bu sebeple altın ve gümüşü taksitle almak şüpheye sebep olacağından yapılmaması en güzelidir. Altın ve gümüş alışverişlerinde nakit ve doğrudan ödeme, ihtilaflardan uzak durmanın en sağlam yoludur. Daha fazla fetva için buraya tıklayabilirsiniz.